2025 Yılı AFAD Bütçesi Ne Kadar? Gerçekten Yeterli mi?
AFAD Bütçesi: Yardım Ediyor mu, Yoksa Sadece Etiket mi?
İzmir’de yaşıyorum ve her yıl büyük depremler, yangınlar, seller, yani neredeyse her felaketin takibini yaparak hayatımızı sürdürüyoruz. 2025 yılı için AFAD’a ayrılan bütçeye bakarken düşündüm: Gerçekten bu kadar para, ülkemizdeki afetlere karşı hazırlığı artıracak mı, yoksa sadece masalarda sayılarla oynanarak, göz boyamak için mi harcanacak? Türkiye’nin ne zaman bir felaketi olsa, AFAD’ın müdahalesini merak ediyoruz ama yıllardır sürekli aynı soruyu soruyoruz: “AFAD gerçekten yeterince etkili mi? Bütçe ne kadar artarsa, işlevi de o kadar artar mı?”
2025 yılı için AFAD’a ayrılan bütçe yaklaşık olarak 8,8 milyar TL. Sizin gibi benim gibi sıradan bir vatandaş için bu rakam büyük görünebilir, ama düşündükçe insanın kafasında bazı soru işaretleri beliriyor. Bu kadar bütçeyle neler yapılabiliyor? Gerçekten acil durumlar için yeterli mi? Yani, ölüler ve yaralılar üzerinden bir pazarlama yapmadan, bu bütçeyi bir “gerçek” çözüm için kullanıyor muyuz?
Bunlar sorular, sorular ve daha fazla sorular…
AFAD: İyi Niyet, Ama Yetersiz Kaynaklar mı?
Öncelikle şunu kabul edelim: AFAD, en kötü senaryolarda hayat kurtaran bir kurum. Deprem, sel, yangın ya da diğer afetlerle karşı karşıya kalındığında, bu kurumun hayati önemi kesinlikle inkâr edilemez. 2025 yılı bütçesinde, aslında pek çok kişi bu kurumun önemli işlevleri olduğunu biliyor, çünkü AFAD arama-kurtarma çalışmalarıyla, afet anında, devletin en hızlı reaksiyon gösteren birimlerinden biri olarak görev alıyor. Yani, 8,8 milyar TL’lik bir bütçe, aslında yerinde sayan bir kurum için değil, etkin müdahale yapan bir kurum için harcanması gereken bir para. Ancak, burada “gerçekten etkin müdahale” kısmı sorgulanmaya başlıyor.
Bütçenin Ne Kadar Etkili Olduğuna Dair Düşünceler
AFAD’ın bu kadar büyük bir bütçeye sahip olması gerektiğini savunuyorum, ama bu bütçenin gerçekten verimli kullanılıp kullanılmadığı konusunda ciddi bir endişem var. Çünkü AFAD, sadece doğal afetlerdeki kurtarma çalışmalarını değil, aynı zamanda eğitim, bilinçlendirme ve toplumun afetlere hazırlanmasını sağlamalı. Her yıl birkaç büyük deprem uyarısının yapılması, yeni bir deprem bölgesinin belirlenmesi, insanlar için yerel eğitimlerin verilmesi… Bunların hepsi AFAD’ın üzerine düşen sorumluluklar. Ama, yıllar geçtikçe bu sorumlulukların ne kadar yerine getirildiği de tartışmalı.
O zaman soralım: AFAD’ın bütçesi, daha fazla kaynak ayrılması gereken alanlarda mı kullanılıyor, yoksa verimlilik için mi? Yani, paramız var, ama nereye harcıyoruz? Gelelim AFAD’ın zayıf yönlerine.
AFAD’ın Zayıf Yönleri: Koca Bir Bütçeyle Yetersizlik
Evet, 2025 yılı bütçesi 8,8 milyar TL, ancak bu bütçenin ne kadarının gerçekten ihtiyaç duyulan alanlara harcandığına dair şüphelerim var. Sadece 8,8 milyar TL’yi işin içine katarsak, bu miktar oldukça büyük görünüyor, ancak yerel yönetimler ve diğer devlet kurumlarıyla koordinasyon eksikliği, bütçenin etkinliğini ciddi şekilde zayıflatıyor. Örneğin, felaket sırasında müdahale süreleri hâlâ uzun ve bazen gerekli önlemler alınmadan felaketler büyüyor.
Eğitim, Farkındalık, Altyapı ve Lojistik
AFAD’a ayrılan bütçenin büyük bir kısmı, afet anında müdahale ve kurtarma ekiplerinin donanımına gidiyor. Ancak, bu kadar büyük bir bütçeyle, afetlerden önceki hazırlıklara yatırım yapıldığına dair somut bir gelişme gözlemlenemiyor. Eğitim ve halkın bilinçlendirilmesi, afet anında hayatta kalma şansını artıran en önemli faktörlerden biri. Yani, AFAD bu konuda ne kadar etkili olabilir? Çünkü insanlar afet anında en temel bilgileri bilse bile, hükümetin afet hazırlıkları ne kadar sağlam olursa, o kadar hızlı çözüm üretilebilir.
Bunun dışında, sürekli büyüyen bir bütçeye rağmen altyapı eksiklikleri de göz ardı edilemez. Belediyeler ve AFAD arasında bazen koordinasyon eksiklikleri yaşanabiliyor. Aynı zamanda AFAD’ın bölgeler arası eşitsizliği de dikkate alınmalı. Deprem ve diğer afetler için yapılan yatırımlar, bazı illerde büyük projelere dönüşürken, diğerlerinde neredeyse hiç bir şey yapılmadığını görmek oldukça düşündürücü.
Tekrar Soruyorum: AFAD’ın Bu Bütçeyi Nasıl Harcadığı Konusunda Şeffaflık Var mı?
AFAD’ın Güçlü Yönleri: İyi Niye Ama…
Her şeyin eksikliklerini vurgulamak gibi bir amacım yok, çünkü gerçekten AFAD’ın yaptığı çok önemli işler de var. Kurtarma ekipleri, bölgelere yapılan hızlı yardımlar, doğru zamanda doğru müdahaleler… Birçok açıdan gerçekten takdir edilmesi gereken işler yapıyorlar. AFAD’ın yapması gereken şeyleri yapmaya devam ettiği sürece, Türkiye’nin afetlere karşı hazırlıklı olma şansı artıyor. AFAD çalışanlarının emekleri ve bu kurumun varlığı da elbette çok kıymetli.
Ancak, tüm bu artılara rağmen AFAD’ın yetkilerinin, kaynaklarının, karar alma mekanizmalarının merkezi yönetimle birleşmesi, bürokratik engelleri ortadan kaldırmaz mı? Yani, kaynaklar var ama bir türlü doğru yönlendirilmediği için, bu bütçeden tam verim alınamıyor gibi hissediyorum.
Sonuç: AFAD’a Ayrılan Bütçe Yeterli mi? Belki, Ama…
2025 yılı için ayrılan 8,8 milyar TL’lik bütçe, bir yerden bakınca yüksek gibi görünebilir. Ancak, afet anlarında ve öncesinde AFAD’ın yerine getirmesi gereken çok daha büyük sorumluluklar ve gereksinimler var. Bu bütçe yeterli mi? Belki. Ama AFAD’ın bu bütçeyi verimli şekilde kullanıp kullanmadığı hala soru işareti. Ne yazık ki, her yıl artan bütçeye rağmen, ülkemizdeki afetlere karşı hazırlık ve farkındalık seviyemiz tam olarak yeterli düzeyde değil. Bu durumda, bu paranın gerçekten doğru şekilde harcanıp harcanmadığını sorgulamak kaçınılmaz.
Sonuçta, bizlere düşen görev de bu: Sadece bütçeye bakmak yetmez. Bütçenin nerelere harcandığını, hangi projelerin hayat bulduğunu ve Türkiye’nin gelecekteki afetlere ne kadar hazır olduğunu da sorgulamak, tartışmak gerekir. Bu konuda daha fazla şeffaflık ve daha fazla verimlilik şart. Çünkü 8,8 milyar TL’yi gerçekten işe yarayan bir hazırlık için kullanabilmek, hepimizin çıkarına olacaktır.