İçeriğe geç

Günlük Satırlar Yazılar

Almanya kasap maaşları ne kadar ?

Almanya Kasap Maaşları Ne Kadar? Et Kokulu Euro Avı Başlıyor! Et sevenler toplaşın! Bugün size Almanya’daki kasap maaşlarından bahsedeceğim ama öyle sıkıcı bir “asgari ücret bu, brüt şu” tarzında değil. Bu yazı biraz mizah, biraz gerçek, biraz da “kasap olsam mı acaba?” dedirtecek türden olacak. Hazırsanız, kemerlerinizi bağlayın çünkü Euro kokan et reyonuna dalıyoruz! — Kasaplık: Etle Dans Edenlerin Mesleği Kasaplık Almanya’da öyle “bıçağı al, et kes” diye yapılacak bir iş değil. Bu iş biraz sanat, biraz strateji, biraz da empati ister. Erkek kasaplar genelde “Bu danayı 3 dakikada parçalara ayırırım!” gibi stratejik planlar yaparken, kadın kasaplar “Bu eti öyle…

2 Yorum

Ölümsüz denizanası var mı ?

Ölümsüz Denizanası Var mı? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Bakış Hayatın sırlarına merakla yaklaşan biri olarak, her zaman farklı açılardan bakmayı, bilimle kültürün kesiştiği noktaları keşfetmeyi sevmişimdir. İşte bugün de ölümsüzlük gibi insanlığın binlerce yıldır peşinden koştuğu bir konuyu, bir denizanasının varlığı üzerinden ele almak istiyorum. Samimi bir sohbete davet eder gibi düşünün; çünkü bu yazı sadece bilgi vermekle kalmayacak, sizleri de tartışmaya katılmaya çağıracak. Ölümsüzlük Düşüncesi ve Denizanasının Hikâyesi Bilim dünyasında adı sıkça geçen Turritopsis dohrnii, yani “ölümsüz denizanası”, biyolojik ölümsüzlük kavramına en çok yaklaşan canlılardan biri olarak kabul ediliyor. Hücrelerini gençlik evresine geri döndürebilme yeteneği sayesinde, teorik olarak…

2 Yorum

Hırdavatçı ne satar ?

Hırdavatçı Ne Satar? Ustalığın Görünmeyen Envanteri “Hırdavatçı ne satar?” sorusu, basit bir ürün listesinden fazlasını çağırır. Hırdavat dükkânı; ev tamiri, inşaat, tesisat, metal işçiliği ve DIY kültürünün tüm küçük ama kritik parçalarını bir araya getiren, kent ekonomisinin sessiz omurgasıdır. Burada satılan her şey; bir kapının menteşesinden bir çatının vidasına, bir musluğun contasıyla bir atölyenin ölçü aletine kadar, küçük parçalardan büyük sistemler kurma fikrini taşır. Tarihsel Arka Plan: Demirciden Nalburiye’ye, Oradan Yapı Marketlere Osmanlı şehir dokusunda demirci, marangoz ve nalbant gibi zanaatkârların ürettiği küçük metal parçalar, gündelik hayatın altyapısını kuruyordu. Zamanla bu parçaların üretimi zanaatkâr tezgâhlarından ayrışıp ticarete konu olunca “hırdavat”…

16 Yorum

Yediemin ücreti ne kadar ?

Merhaba sevgili okur, “Yediemin ücreti ne kadar?” sorusunun basit bir fiyat arayışından çok daha fazlası olduğunu ilk kez bir arkadaş sohbetinde fark etmiştim. Aracının çekildiği gün, paradan önce zihnini kurcalayan şey ‘süre’, ‘hak’, ‘işleyiş’ ve ‘adalet duygusu’ydu. O an anladım: Bu konu, rakamlarla olduğu kadar hikâyelerle de konuşulmalı. Gel, birlikte hem kökenlerine inelim, hem bugünün yansımalarını okuyalım, hem de yarının olası etkilerine bakıp biraz düşünelim. Yediemin nedir, ücreti neye göre belirlenir? Kısa cevap: “Yediemin”, devlet adına muhafaza edilen malın güvenilir emanetçisidir; ücret ise mevzuat ve yerel kararlarla belirlenir. İcra süreçlerinde depolanan mallar için temel çerçeveyi Adalet Bakanlığı’nın “Lisanslı Yediemin Depoları…

16 Yorum

Para harcamayan kişiye ne denir ?

Para Harcamayan Kişiye Ne Denir? – Tutumluluk, Cimrilik ve Sosyal Duyarlılığın Kesişimi Gelin dürüst olalım: “Para harcamayan” birini duyduğumuzda aklımızdan geçen ilk kelime çoğu zaman cimri olur. Ama ya o kişi aslında sadece bilinçli bir tüketici, sürdürülebilirlik yanlısı biri ya da ekonomik adaletin savunucusuyorsa? “Para harcamamak” artık sadece kişisel bir özellik değil, toplumsal bir tavır haline geliyor. Bu yazı, cüzdanını kapalı tutanların etik, psikolojik ve toplumsal yönlerini empatiyle ama cesurca konuşmak isteyenler için. Tutumluluk mu, Cimrilik mi? Aradaki Çizgi Nerede? Türkçe’de “para harcamayan” kişi için kullanılan kelimeler genellikle olumsuz çağrışımlıdır: cimri, pinti, eli sıkı… Oysa tutumluluk, aklın ve vicdanın ortak…

10 Yorum

Gürültü kirliliği nedir kısa ?

Gürültü Kirliliği Nedir? Öğrenmenin Sessiz Gücünü Yeniden Keşfetmek Bir eğitimci olarak, her dersin başlangıcında sessizliği dinlemeyi severim. Çünkü öğrenme, sessizliğin içinden doğar. Öğrenmenin dönüştürücü gücü, bireyin kendi iç sesini duymasıyla başlar. Ancak modern dünyanın en görünmez düşmanlarından biri olan gürültü kirliliği, bu içsel sesi bastırıyor. Peki, gerçekten nedir bu gürültü kirliliği ve öğrenme süreçlerimizi nasıl etkiliyor? Gürültü Kirliliği Nedir? Gürültü kirliliği, çevredeki istenmeyen ve rahatsız edici seslerin bütünüdür. Trafik, inşaat, yüksek sesli müzik, endüstriyel makineler veya kalabalık ortamlar… Hepsi, hem bedenimizi hem zihnimizi etkileyen birer “görünmez kirleticidir.” Basit gibi görünen bu durum, aslında bireysel dikkat, odaklanma ve öğrenme kapasitemizi doğrudan…

16 Yorum

Lösemi bulaşıcı bir hastalık mı ?

Lösemi Bulaşıcı Bir Hastalık mı? Farklı Bakış Açılarıyla Derinlemesine Bir İnceleme Hayatın içinden gelen konulara farklı açılardan bakmayı seven biri olarak, bugün belki de birçok kişinin kafasını kurcalayan bir soruya birlikte yanıt arayalım: Lösemi bulaşıcı bir hastalık mı? Bu soruya hemen “hayır” demek kolay olsa da, arkasındaki düşünceleri, insanların bu konudaki farklı yaklaşımlarını ve toplumda nasıl algılandığını anlamak bence çok daha değerli. Çünkü bazen sadece doğru bilgi değil, o bilginin insan hayatına dokunuş şekli de önemlidir. Önce Temel Gerçeği Koyalım: Lösemi Nedir ve Nasıl Oluşur? Lösemi, kemik iliğinde başlayan ve kan hücrelerinin anormal şekilde çoğalmasıyla ilerleyen bir kan kanseri türüdür.…

6 Yorum

Güneş lekeleri en hızlı nasıl geçer ?

Güneş Lekeleri En Hızlı Nasıl Geçer? Kültürlerin Işığına Antropolojik Bir Yolculuk Bir antropolog olarak, insanın bedeniyle kurduğu ilişkinin yalnızca biyolojik değil, kültürel bir deneyim olduğuna inanırım. Güneş lekeleri… kimine göre yaşanmış yılların izi, kimine göre güzelliğin bozulmuş simetrisi. Ama her kültür, bu izlerle farklı biçimlerde konuşur; kimisi onları gizler, kimisi kutsar, kimisi de bir arınma ritüeliyle silmeye çalışır. Bu yazıda “Güneş lekeleri en hızlı nasıl geçer?” sorusunu sadece dermatolojik değil, antropolojik bir mercekten inceleyeceğiz — çünkü her leke, aslında bir kimlik hikayesidir. Ritüellerin Gölgesinde: Güneşin İzini Silmek İnsanlık tarihi boyunca, beden üzerindeki lekeler birer sembol olarak görülmüştür. Antropolojik olarak, “temizlik”…

10 Yorum

Guzergah nasıl yazılır TDK ?

Güzergâh Nasıl Yazılır TDK? Bir Antropoloğun Gözünden Dil, Kültür ve Yolun Anlamı Bir antropolog için kelimeler yalnızca iletişim araçları değil, toplumların dünyayı nasıl gördüklerinin de yansımalarıdır. Diller, tıpkı ritüeller gibi, toplulukların zaman ve mekân algısını şekillendirir. “Güzergâh” kelimesi de bu bağlamda yalnızca bir “yol”u değil, kültürel anlamda yolculuğun ritüelini anlatır. Fakat önce sorunun biçimsel yönüne bakalım: TDK’ye göre doğru yazımı “güzergâh”tır; “guzergah” ya da “güzergah” biçimleri hatalıdır. Ancak bu basit yazım meselesi, aslında çok daha derin bir kültürel sembolizmi içinde taşır. Yolun Antropolojisi: Güzergâhın Kültürel Kodları Antropolojik açıdan yol, sadece bir hareket hattı değil, bir ritüel alanıdır. İnsanlar yola çıkarak…

10 Yorum

20266 Rumi Yılbaşı Ne Zaman ?

Zamanın Eşiğinde Bir Sorgu: 20266 Rumi Yılbaşı Ne Zaman? Bir Edebiyatçının Gözünden: Kelimenin Takvimi Zaman, bir yazarın elinde biçim değiştiren bir hikâyedir. Her kelime, geçmişle gelecek arasında kurulan köprünün bir taşını oluşturur. Bir takvim sayfası çevrildiğinde, yalnızca gün değişmez; insanın zamanı algılama biçimi de dönüşür. Rumi takvimi, bu dönüşümün edebî karşılığı gibidir — bir medeniyetin zamanı kavrama tarzını, göklerin ritmine uydurmuş bir dil. Peki, bu bağlamda 20266 Rumi Yılbaşı ne zaman? sorusu, yalnızca kronolojik bir merak mı, yoksa kültürel hafızanın yeniden hatırlanması mı? Rumi Takvimin Hikâyesi: Zamanın Edebî Versiyonu Rumi takvimi, adını Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’den değil, “Rûm” yani Anadolu coğrafyasından…

6 Yorum
şişli escort
Sitemap
vdcasino.online